Murat Kapan

Milletvekili Aday Adayı
Cinsiyeti
Mesleği
1966 Kahramanmaraş merkez doğumluyum. Çocukluk yıllarımda 12 yaşlarındayken 1978 Maraş Katliamının merkezinde kaldık. Bu acı ve vahşet başta bizler, orada yaşayanlar olmak üzere tüm devrimci, demokrat insanlarda derin izler ve travmalar bıraktı. Dileğimiz, insanlığın böyle karanlık dönemlerden bir daha geçmemesi ve yarınlarımızın hep aydınlık olmasıdır… 1978’de yaşanan bu olayların sonrasında ailecek İstanbul’a taşınmak zorunda kaldık ve eğitimime burada devam ettim. Zor şartlarda geçen bu yıllarda çok istememe rağmen ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı üniversite eğitimime devam edemedim. Henüz okul yıllarındayken başlayan iş hayatım, 1981’de kurduğumuz aile şirketimizle devam etti. Zor şartlarda kurulan şirketimiz 30 yılda birçok başarılara imza atmıştır. İş hayatım, şirketimizde yönetici olarak devam etmektedir. 2000-2010 yılları arasında 10’a yakın dış ülkeye fuarlar ve iş görüşmelerinden oluşan ziyaretler yaptım. Bu görüşmeler kapsamında firmamızı dış dünyayla tanıştırma ve dış pazarlara açılma girişimlerim oldu. 1998’den sonra sivil toplum örgütleriyle tanıştım. Halen çeşitli derneklerde yöneticilik ve üyeliğim devam etmektedir. 1993 yılında Şaziye Hanımla evlendim. Duygu, Defne ve Can adında üç çocuk babasıyım. Annem, babam, eşim ve çocuklarımla birlikte yaşamaktayım. Çok sağlam ve güçlü bağlarla kenetlenmiş her zaman gurur duyduğum bir aile yapımız vardır. 2004 yılından sonra Tekstil Sektörü’nün içine düşmeye başladığı kriz sebebiyle dernekleşme çabaları oluşturduk.
Ülkemin, içine sürüklendiği karanlığa karşı bir ışık da ben olmak için adayım… Bu yola çıkarken; siyasetin kendi için değil, toplum için yapıldığı gerçeğini kendime rehber edinerek bu hizmete adayım… Bugüne kadar olan hayat mücadelemi siyasette de devam ettirirken, meclis sıralarından oturarak değil, yine halkımın içinde onlarla omuz omuza devam ettirmek için adayım… Tıpkı sivil yaşantımda yaptığım gibi vekilken de işçi direnişinde, emekçinin yanında, memurla, öğrenciyle onların haklı davalarında, daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi, daha fazla iş-aş ve insanca yaşam için her türlü baskı ve haksızlığa karşı bu mücadeleyi birlikte sürdürmek, her soruna birlikte çözüm üretmek için adayım… Halkın içinden gelen, onların sorunlarını çok iyi bilen biriyim… Aynı zamanda iş hayatım boyunca; esnafın, zanaatkârın, işçinin ve emekçinin derdini bilen, Sivil Toplum Kuruluşlarında yapmış olduğum çalışmalarda hükümet yetkilileriyle görüşmeler yaparak, çözümler bulmaya çalışan, sorunları yerinde ve zamanında çözmeyi hedefleyen, birçok toplumsal sorunu çözüme ulaştıran çalışmalara imza atmış olmanın verdiği gönül rahatlığı ile vekilliğim sürecinde de aynı kararlılıkla bu çalışmaları sürdürmeye adayım… Her platformda yapmaya çalıştığım hak arama mücadelesini, bir siyasetçi kimliği ile değil, Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun da ifade etiği gibi; ‘’BİR HALK ADAMI OLARAK’’ devam ettirmeye adayım… Halk artık değişim istiyor…Memleket hizmet bekliyor… Var olan kaynaklarımızın Ülkemizin kalkınması için kullanılmasını istiyor… İnsanlarımız artık doğru kişiler tarafından yönetilmek, temsil edilmek, hizmet görmek istiyor… Halktan aldığı güçle Cumhuriyet Halk Partisi değişimin gücünü kullanarak yeniden yapılandı. Cumhuriyet Halk Partisi kendi içinde yaptığı yapısal değişikliklerden sonra tek başına iktidar olmayı, Türkiye’yi sözde değil özde yeniden yapılandırmayı, kalkındırmayı hedefliyor… Bende, bu değişim ve yeniden yapılanmayı benimseyerek bu süreçte halkıma ve ülkeme hizmet etmeyi hedefliyorum… 68 ruhuyla yeniden canlanan ve bu ülkenin aydınlanma umudu olan yeni Cumhuriyet Halk Partisi’nde, geçmişte sadece halkı için her bedeli ödemeye hazır yoldaşlarımız gibi, bedel ödemeye hazır bir nefer olarak halkımın hizmetinde, emrinde olacağım… Özetle, sıradan bir siyasetçi gibi bir sonraki seçimi değil, gelecek yeni nesiller için mücadele veren, ülkemi ve gelecek nesilleri aydınlık yarınlara taşımak yakılan bu meşaleyi daha da ileri götürmek amacıyla milletvekili olmaya yani hizmete adayım… Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ünde dedi